Sırça KöşkBir zamanlar bo gezmeyi i yapmaktan ok seven arkada varm. Bugnden yarna geinmek, gittikleri yerlerin birinden yz bulsalar, beinden kovulmak canlarna tak demi. Aln teriyle kazanp gnl rahatlyla yemeyi de gzlerine kestiremezlermi, nk elleri ise yatkn deilmi. Bir gn, uzun bir yolculuktan sonra, ykseke bir tepede oturup aadaki ovada yaylan byk bir ehre garip garip bakarlar, acaba bu bilmediimiz yerde nasl karlanacaz, diye ac ac dnrlerken, ilerinden birinin
Shopping security
Each payment you make on thelockerguy is secured with strict SSL encryption and PCI DSS data protection protocols
product description
Why choose thelockerguy wholesale?
Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış. Bugünden yarına geçinmek, gittikleri yerlerin birinden yüz bulsalar, beşinden kovulmak canlarına tak demiş. Alın teriyle kazanıp gönül rahatlığıyla yemeyi de gözlerine kestiremezlermiş, çünkü elleri ise yatkın değilmiş. Bir gün, uzun bir yolculuktan sonra, yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar, acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız, diye acı acı düşünürlerken, içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş, hemen yerinden fırlayıp:
-Gelin benimle beraber, bu şehirde sırça köşk yapalım; ömrümüzün sonuna kadar bolluk içinde, rahat yaşarız!- demiş.
Ötekiler:
-Bu sırça köşk de nedir?- diye sormuşlar, beriki:
-Durmayın, vakit kaybetmeyelim, yolda anlatırım!- diye onları peşine takmış, bayırdan aşağı kuş gibi hızla inmeye başlamışlar.
Elebaşı yolda üç beş sözle arkadaşlarına şehire varınca nasıl davranacaklarını öğretmiş.
İndikleri şehir, o memleketin başşehri imiş. Bu memlekette bütün millet çalışır, herkes elinden gelen işi yapar, kendi başına buyruk, beyler gibi yaşarmış. Tarlalarda, dükkanlarda insanlar arı gibi çalışır.